Mail bekleyenler

Maile cevap geldi mi diye bilgisayarını açtı. Çok değil bundan yaklaşık yarım saat önce staj yapmak istediği yerin müdürüne üstünde yaklaşık 3 saat düşündüğü, imla hatalarına dikkat ederek yazdığı, 3 paragraflık bir maili yazmıştı. Aslında kendi yazmış sayılmazdı geleceğin özel kalem müdürleri de diyebileceğimiz doğuştan mail yazmaya yetenekli iki arkadaşına yazdırmıştı. Zaten asla yazı yazmayı seven biri olmamıştı, i ile ı’ nin farkını hala çözemeyen biri olarak sağa sola mail atma işi onun için çok meşakkatliydi. Cevap maili gelmemişti. Yoğun olmalı herhalde koskoca müdür sonuçta dedi kendine.

Kapı açıldı içeri döpiyes giymiş bir kadın ‘Mail bekleyen hanım, yarın ki toplantı için verileri hazırladık CV’niz, neden bu şirketi istiyorsunuz, hobileriniz hepsi içinde ayrıca maili attıgınız kişinin daha önceki konuşmalarını youtube’dan bulup nasıl bir stajyer istiyor onları da ekledik’ dedi. Mail bekleyen oturduğu  sandalyeden ayağa kalarak ‘tişikirlir canımcım otur da sana bir kahve söyleyeyim’ dedi. döpiyesli kadın ‘aman dedi müdürüm olur mu, hem işler var yapmam gereken daha periyodik güncelleme rapo…’ derken Mail bekleyen sözünü kesti. ‘ya kız bırak sen mi kurtarcan buraları hep allahın adını verdim otur az soluklan’ dedi.  Döpiyesli kadın tereddüt ederek yatağa oturdu. Mail bekleyen tekrar sandalyeye oturdu. eee dedi  Mail bekleyen ‘ ne yaptın biraz tempomuz hızlı gidiyor ama son sene ondan hep bunlar, ya inşallah yormuyorum seni de’ dedi. Döpiyesli kadın ‘olur mu Mail bekleyen hanım, biz sonuçta ne final dönemleri atlattık ‘ dedi. Mail bekleyen ‘ doğru diyorsun bu işler bitince sana izin vericem kafa izni dinlen azcık’ dedi. Döpiyesli kadın gülümsedi ‘sağ olun müdürüm’ dedi.

ohoo bak hiç duyuyor mu? diye bağırdı bir ses. Mail bekleyen baba dedi dalmışım mail gelmedi hala. babası ‘ gelir gelir merak etme sen ‘ dedi bi yandan odadan çıkarken ‘ hemen herşeyide kafana takıyon alla alla biraz tevekkül etcen böyle bişey yok….’ dedi. Her geçen dakika sesi odadan daha da uzaklaşıyordu.

Mail bekleyen yazdığı maili tekrardan okudu. ulan dedi içinden bayada etkileyeyici mail aslında tonla staj var, okulumda iyi tabi beni alcaklar dedi. Arkadan bir ses ‘ hacı bölmek istemem ama orda senden bin kat girişimci sosyal adamlar vardır sen mı alcaklar dedi. Mail bekleyen arkasını döndü karşısındaki alnı sivilce tarlası olan kolları sündürülmekten uzamış, dombik pijamalı tipe baktı. Mail bekleyen ‘senin ergenliğine tükürüyim ben dedi gene gelmişsin’. pijamalı ‘gelcem tabi sana mı sorcam ne yapcagımı , olum sen daha yeni tanıştığın insanlarla konuşamıyon adamlar seni mülakata çağırınca ne diyecen yok bide oaraya girişkenmiş yazmış, neticemin girişkeni’ dedi. Mail bekleyen eline terliğini aldı ‘senin agzını kırarım düzgün konuş benle’ dedi. pijamalı ‘kanka bak ben senin iyiliğini istiyorum daha geçen hoca ile konuşmaya gittiginde ne olduğunu hepimiz gördük’dedi. Mail bekleyen ‘kanka deme lan bana, heyecanlandım ne yapıyım koskoca hoca karşımda’ dedi. pijamalı ‘lan hamamböceği gibi hissettin kendini yalan mı? zaten kim sana niye iş versin sümsük, aç kalırsın sen bu kafa ile’ dedi. Mail bekleyen ‘sümsük anandır’ dedi elindeki terliği pijamalıya attı.

Mail bekleyen hala beklıyordu. iş çıkışına fazla kalmadı dedi. bugün atsın cevabı ne olur,  haftasonuna kalmasın oyy şiştim dedi. Balkondan sesler geldi. oha dedi ne oluyoruz. kalkıp balkonun perdesini açtı, kapıyı açıp dışarı çıktı. hişşt dedi biri. Mail bekleyen aşagıya baktıgında motorsikleti ile duran sırt çantalıyı gördü. Sırt çantalı ‘ne yaptın’ dedi. Mail bekleyen ‘ ne yapıyım staj görüşmesi için mail attım cevabını bekliyorum’ dedi. Sırt çantalı ‘staj mı? ya kızım ben sana kaç kere dedim şirketler seni sömürecek diye, gençsin hadi kap sırtçantanı avrupaya gidelim, amerikaya ne biliyim kalmayalım burda ya, ben şirkette ömrümü geçirmek istemiyorum böyle olmayacak demiştin bana okul biticek yurtdışına gitcez okumaya demiştin’ dedi.  Mail bekleyen ‘ ya yapma böyle para kazanmalıyım biliyorsun, hem o kadar kötü değil ki güzel güzel girer çalışırız mis gibi zaten kesin değil beni alcakları’ dedi. sırt çantalıyı ‘sana inanamıyorum. lan sen küçükken dergilerden sevdiğin yerlerin resimlerini kesip bırıktıren adamdın ne ara bu hale geldin’ dedi.  Mail bekleyen cevap vermedi. Sırt çantalı motoruna atlayıp gözden kayboldu. Mail bekleyen ‘o güzel hayaller motorlarına atlayıp gittiler’dedi, gülümsedi. içerden babası bagırdı ‘kız kapa o camı üşüdük hep ceryan oldu’. Mail bekleyen ‘peki’ dedi. Kapıyı kapatıp sandalyesine oturdu.

Saat 16.39 gösterirken ve Mail bekleyenin umutları giderek azalırken mail kutusuna bir adet mail düştü. Mail bekleyen maili açtı. sadece ‘ yarın saat 9 için ajandam müsait görüşmek üzere’ yazıyordu. Mail bekleyenin 6 saatte yazdığı 3 paragraf yazıya karşılık müdür sadece bunu yazmıştı. ‘ajandanın müsait olması… vay be ‘dedi Mail bekleyen ‘vay benim bir ajandam yok’. pijamalı ‘hamamböceği gibisin, kafka seni anlatmışşsa demek ‘dedi sesini davudi yapıp ‘ Mail bekleyen bir sabah kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur ‘ dedi odanın içinde o catlak sesi ile çıkardığı kahkahası duyuldu. 

Alarmı kapattı. Zaten heyecandan uyuyamamıştı. kalktı. yüzünü yıkadı. kahvaltı etti. saat daha altıydı. Yeni aldığı şık elbisesini giydi. Üstündeki kumaş elbise ile aynaya baktı. Karşısında kendi yokta başka bir kadın vardı. Mail bekleyen lan dedi bu ben değilim hiç. daha sonra elbiseyi çıkarıp bol paça pantalon ve hep giydiği siyah üstü giydi. daha rahattı. çantasını aldı. kapıyı kilitleyip evden çıktı.

Otobüs- Vapur-Otobüs-Otobüs yolunu izlerek 3 saat kadar sonra şirkette vardı. Aklına otobüste yanına oturan ingiliz kadın geldi. kadın durup kocasına ‘ bu nasıl ülke 45 dakikadır yoldayız hala varamadık demişti.  Mail bekleyen gülmüştü kadına çok. 45 dakika istanbulda hiçbir seydi. dönen kapıdan içeri girdi. Kapıdaki görevliye kiminle görüşmek istediğini söyledi.  adam biraz beklemesini söyledi. Az ilerdeki kırmızı 3lü koltuğa oturdu. karşısındaki koltuğa da pijamalı, döpiyesli ve sırt çantalı oturdu. hepsi bekliyordu.

Bekleme ile geçen 15 dakikanın sonunda adam yukarı çıkabileceklerini söyledi. asansöre bindiler. tam kapı kapanıcakken asansöre aşırı minyon ve bununla doğru orantılı bir sevimlilikteki kız bindi. minyon tüm sevimliliği ve dinamikliği ile günaydın dedi. adamla Mail bekleyen aynı dinamiklikle günaydın dedi. bu dinamiklik  Mail bekleyene çok yabancıydı. götünü kaldırıp mutfaktan su almaya üşenen bir insan için bu dinamiklik fazlaydı. ama oynamaya devam etmeliydi. minyon ‘siz yeni başladınız sanırım hangi bölümdesiniz dedi. minyonun gözleri parlıyordu. kendi kafasında anlatcak yeni bir dedikodu bulmuştu, hemde o kadar da dinamik olmayan bir dedikodu.  Mail bekleyen canlı bir şekilde  ‘yok ben staj için geldim’ dedi. içindeki son dinamikliği kullanıyordu 4 vesaitle buraya gelmişti. nefes alıyor olması bile mucizeydi. Asansör durdu. iyi günler deyip indiler. adam müdürün kapısını gösterdi.  Mail bekleyen,  pijamalı, döpiyesli kadın ve sırt çantalı odaya doğru yöneldiler.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s